22 Ağustos 2008 Cuma

Susam sokagindan...


Kücük yesil minik tirtil asla,asla ve asla kahverengi bot giymez :))

Gecenin ikisinde nerden cikti?

Canim coook sikiliyor yaa!!Nerden cikti bu uykusuzluk anlamadim!Normalde ben gece makul bir saatte yatip sabahta ennnn gec on gibi kalkmayi seven bir insanim.Bugunlerde var bir ayarsizlik.Cunku artik gece bayaa bi gec yatip sabah 11 gibi ancak uyanabilen bi insan oldum.Evrim geciriyorum,Tanrimmm!!
Sinir bozucu bir durum,bu saatte ne tv de adam gibi bir korku gerilim filmi var ne de msnde konusacak insan....Herkes uyuyor,gayet normal!
Fonda David Guetta-love is gone,kucagimda pc,ben benimle yalniz durumlari...
AHA,mesaj geldi:D
Amaaann önemli degilmis...
Sarki degisti bu arada,Dido-sand in my shoes.Bayiliyorum bu sarkiya,yumusacik sesi kendimi sicak ama kar gibi olan bir maddenin ustunde yatiyormusum gibi hissetmemi sagliyor..




Söyliyecek cok seyim var ama kelimeleri secip biraraya getiremiyorum..kafam karisik..
Ayrica suan fonda olan enrique iglesias ta bi duygu yogunlugu yaratiyor..
Neyse ben uyku calimalarima devam edeyim en iyisi....

im(l)a hatasi

Elektirikli süpürgeye elektrik süpürgesi diyen bir toplumun icinde yasiyoruz.Vedat Özdemiroglu belirtmis uykusuzdaHakkaten öyle deniyor.Gardirop kelimeside gardolap diye bilinir zaten.Daha kötusude var motosiklete motorbisiklet diyen insanlar taniyorum!!!
Ne aci....

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Yenge !

Neden bu kadar dikkat ediyorum bu gibi kucuk ayrintilara bilmiyorum ama yapiyorum bunu.Engel olmam,olamam...
Neyse bastan baslayayim.Yengem turlu cesitli kelime hatalariyla beni guldururken dusundurebiliyor.Mesela nescafe onun icin "neskahve", moviemax onun icin "monimax"...
Bunlara salyalar sacarak guluyorum ama sonra dusunduren kismi geliyor.Bir insan nasil bu kadar göze giren kelime hatasi yapip,duzeltilmesine ragmen hala bildigini okuyabilir ki,yani söyleyebilir?Ayrica öyle cahil bir kadin degil,en azindan öyle geciniyor..
Birde bize anlattigi hikayeler var.Sunun gibi:"Aaaa biz kucukken hep fransizca konusurduk.Babaannem ögretirdi bize.Zaten surekli golf oynamaya giderdik.."
Bunlari anlatan insan 52 yasinda!Yani 1960 larda falan Turkiye de golf oynaniyordu!!Tabi canim oynaniyordu tabi,tabii ki..
Allah akil fikir versin,diyecek birsey yok!

17 Ağustos 2008 Pazar

Anlamak ya da anlamamak!!

Canim sikildi biraz iste cunku bazi seyler agir geliyor.Yaptiklarim genelde yanlis anlasiliyor,neden anlamiyorum da anlamaya calistigimda anlasilmiyor!Nasil anlasamadigimizida anlamiyorum ki..Böyle sacma sapan birsey iste...
Anlasilmaz durumlar ya da anlasilir durumlar....FARKETMEZ!Biz anlasamayiz anlasilmayan bi' sekilde....

12 Ağustos 2008 Salı

Ask derken?!


Bilmiorum cok mu cabuk kaybettim inancimi ama yok ask diye bir sey ya!
Valla!!
Yani diyeceksiniz ki,sen cok gordun gecirdin sanki de atip tutuyorsun böyle.Hayir öyle degil!Mantik cercevesinden bakildiginda olmadigini söyluyorum.Simdi amerikan fimlerinde gordugumuz ilk bakista ask ve sonrasinda mutluluk daha sonrasinda gusel cocuklar dahada sonrasida sirin torunlar var ya yani yok ya(gercekte yok yani bunu anlatmaya calisiorum ama duzgun cumle kurabilme yetimi kaybetim,kaybedicem)yalan bunlarin hepsi...
Cok kötu isyanlara geldim ben de oyuzden böyle diyorum!
Mesela cok yakin bir arkadasim va benim(merve) onunla konusuyoruz surekli(neden surekli konusuyorsak,kafayi yemeye calistigimizdan heralde) bir tutar yanini bulamiyoruz bu illetin!!
Neyse ki bu aralar ikimizde asik degiliz...Zaten istemiyorum simdi,isim var bir suru!Okul kayitlari baslayacak yakinda.Onlara ugrasirken birde karsi cins cekemeyecegim...

Bir zamanlar asik olunmus.Ama simdi...


Simdi yeni hayatima yeni insanlar sokuyorum
Senide varolmamis biri sayiyorum
Yalanlarini dolanlarini teker teker unutuyorum
Yeni yeni buluyorum kendimi
Yeniden doguyorum.....

8 Ağustos 2008 Cuma

Eskilere inat

Hatiralarla yasanmaz ki silip atmak lazim hepsini
Ufka dogru yelken acip yol almak lazim,en iyisi..

2 Ağustos 2008 Cumartesi

Cocukluk halleri


Selam blogcugum!
Uzun zamandir yazmiyordum.Ama iste tekrar karsinizdayi efenim..
Ya gecen gun tv izlerken heidi ye rastladim!Benim cocuklugumun en iyi cizgi filmlerinden biriydi.Bende cok severdim zaten:)Ama hatirladigim huzunlu bir anim var bununla ilgli...
Simdi bu cizgi filmin baslangicinda bu kiz böyle salincakta sallaniyor bulutlarin ustunde hoplayip zipliyor ya,ben hep bunlarin olabilirligi ustunde dusunup hayaller kurardim..Yani eger öyle birsey oluyorsa ohooo ben durmam buralarda hep bulutlarda uyurum orda gezerim inmemki dunyaya falan diye dusunuyordum!Ta ki annem bana gercegi aciklayana kadar...Nasil yani bulutlarda ziplayamaz miyim böyle hoppidi hoppidi?Eee hayatin anlami kalmadi ozaman..Buyuk bir husrana ugramistim gercekten!!
Iste buyuzden bu tur cizgi filmleri kiniyorum!Cocuklarin hayal gucunu gelistirecegiz derken duygulariyla oynuyorlar haberleri yok ya da var bilemiyorum...
(bkz:yuh ama yani!)